Türkiye ve Dünya'daki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?
SON DAKİKA

Enes Faruk Nom - Biz bize oynanıp biz bizi övelim

"Mesut Bakkal ne işe yarar, Hikmet Karaman tam olarak ne oynatır? Şifo Mehmet ne başarmıştır da Demirel gibi 7 kez gidip 8 kez gelmiştir?"
Enes Faruk Nom - Biz bize oynanıp biz bizi övelim
Tarih: 8 Kasım 2018 Perşembe 18:15
Güncelleme: 8 Kasım 2018 Perşembe 18:29
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt
- Enes Faruk Nom yazısı:
“Son 11 sezonun şampiyonları hep Türk teknik direktörlerle bunu başardılar” sözü yine dolaşımda. En önemli sorumu ilk başta sorayım: “Peki, son 11 yılda küme düşen takımlardan kaçının başında Türk teknik direktör vardı?”
Matematik bilmeyen saçmalamaya mahkûmdur. Spor Toto Süper Lig’de şu anda 18 takımın 17’sinin başında yerli antrenör var. Fenerbahçe’nin hocası Koeman’ın ise ne zaman gideceği belirsiz. Bu tablodan hareketle Türk teknik direktörlerin daha başarılı olduğu sonucuna nasıl ulaşabilir acaba? İsmail’in Şifo’dan, Bülent’in Okan’dan daha üst sırada olması ne anlatır bize?
Bir defa her şeyden önce olayı ele alış şeklimiz yanlış. Büyük bir takımın teknik direktörü görevden alınınca hemen şu soru soruluyor: “Yerli hoca mı gelecek yabancı mı?” Bu ne demek? Bir teknik adamda aranan tek kriter milliyeti midir? Hayır elbette. Bir takımı başarıya taşıyacak olan çalıştığı taktisyenin futbol görüşü ve bu görüşün o kulübün yapısına ne kadar uygun olduğudur.
Medya ne yapıyor? Birkaç örnek verelim:
Önyargı: “Hollandalı mı geç onu geç, hangisi başarılı oldu ki?”
Aşağılık kompleksi: “Bizim hocaların bundan neyi eksik yahu?”
Yabancı düşmanlığı: “Buraya cebi doldurmaya, tatil yapmaya gelmiş bu”
Arkadaş kayırmaca: “Bunun yerine Aykut Hoca olsaydı…”
Bunlardan ibaret… Ha pardon bir de şey var: “Bunlara verilen şans Türk hocalara verilseydi…”
Yuh! Elinize yüzünüze dursun yani! Daha ne şans verilecekmiş acaba? 18 takımdan 17’si yerli diyoruz geç alt liglere tamamı yerli. Ne yapmışlar, ne uluslararası başarı elde etmişler acaba?
Hadi biz onlar gibi haksızlık etmeyelim. Terim’in, Güneş’in, Denizli’nin istisnai başarılarını bir kenara koyalım. Kocaman da bir kez yarı final oynatmıştı, onu da ayıralım. Hadi Abdullah Avcı’nın da bir istikrarı ve belli bir oyun anlayışında ısrarı var diye onu da ayrı tutalım. Peki ya diğerleri?
Yılmaz Vural mesela… Hâlâ öyle mi bilmiyorum; ligde en çok maça çıkmış teknik direktördü bir ara. En çok takımda en fazla şans verilmiş. Ve mikrofon tutulduğunda şikâyet edip “Bana şans verilmedi” diye sızlanıyor. Yahu Yılmaz Hoca, hangi yönetimle hangi futbolcu grubuyla anlaşıp iki sene aynı takımı çalıştırdın da sana engel oldular? Neden doğruyu konuşmuyorsun? Son 7-8 maç görev yapıp 1 sezonda kazanacağın maaşı almak hem de kahraman olmak daha tatlı değil mi?
Bir de Mesut Bakkal var. Ne işe yarar bu adam? Geçtim zaten uluslararasını ben hiçbir yerel başarısını da hatırlamıyorum. Nasıl oluyor da her sezon iş bulabiliyor acaba?
Peki ya Hikmet Karaman’a ne demeli? Tam olarak ne oynatır Hikmet Hoca bilen var mı sahi? “Aha işte Hikmet Karaman’ın takımı” dediğiniz bir oyun anımsıyor musunuz?
Hep eskilere değindik biraz da yenilerden söz edelim. Okan Buruk neden vazgeçilmezdir, biri bana açıklayabilir mi? Yalnızca iyi niyetle top oynamaya çalışan takımlara karşı ölümüne kapanıp hızlı ataklarla sonuca gitmekten başka bir planı olmayan bir çalıştırıcı neden böyle rağbet görür?
Zaten hep yerli hocaların çalıştığı bir ligde Tamer Tuna’nın takımını 6. yapması gerçekten bir başarı öyküsü müdür? Neyin başarısı? 5 yerli hocanın arkasında kalıp 12 yerli hocayı geçmenin mi?
Say say biter mi ki?
Cihat Arslan’ın hangi meziyeti onun Süper Lig’de takım çalıştırması için yeterli görülmüştür?
Şifo Mehmet bugüne dek ne başarmış da Demirel gibi 7 kez gidip 8 kez geliyor?
Bakın; Samet Aybaba’ya, Rıza Çalımbay’a, Bülent Korkmaz’a, İsmail Kartal’a falan değinmedim daha. Hadi Kartal’ı, Korkmaz’ı bu sezon oynattığı futbolun; Çalımbay’ı eski başarılarının; Aybaba’yı ise gençlerin önünü açmasının hatrına es geçelim.
Evet, bu saymakla bitmeyecek isimlere verilen şans herhangi bir yabancı hocaya verildi mi sizce? Mümkün mü? Mesela 2 tane takımı Süper Lig’den düşürmüş bir yabancı hocanın bırakın tekrar bu ligde takım çalıştırmayı; bu ülkede herhangi bir iş bulması olası mı sizce?
Son yıllarda birçok yabancı antrenörün başarısız olduğunu ben de biliyorum. Türk antrenörler medyayla o kadar iç içe ve bu kirli ilişki o kadar onların lehine ki bu yapıda yabancı bir antrenörün başarılı olması neredeyse imkânsız! Tudor’u liderken çatır çutur yedi bu basın. Cocu daha geldiğinde kaybetmişti; Advocaat’ın, Hiddink’in ve Riijkard’ın faturası eline verilmişti çünkü. Bilic bir yapı kuruyordu ama onun infazının da bahanesi hazırdı; derbi kaybediyordu.
Geçtim yabancıları… Kendini geliştirmeye harcamadığı kadar çabayı camialar ve medya üzerinde lobi çalışmalarına harcayan futbolcu eskileri zaten onları keyifle, çerez niyetine kolayca yiyor. Yerli antrenörlerden yapıya dışarıdan dâhil olmaya çalışanların da nasıl dışlandığına, yok sayıldığına, medya tarafından özellikle hedef alındığına şahit oluyoruz.
Terim’in tazminatı için tek söz etmeyenler, Ersun Yanal’ın Trabzonspor’dan anasının ak sütü gibi helal alacaklarını istemesini nasıl yeriyor görmüyor musunuz? Taraftar stadı “Yanal” diye inletirken Fenerli yorumcu arkadaşları Kocaman’ın ismini öne çıkarıp duruyorlar. Kemal Özdeş, kısıtlı bütçelerle şiir gibi top oynayan bir takım yaratırken yaka paça kovulmaktan kurtulamıyor. İstisna yok mu, var tabi. Ama herkes Abdullah Avcı kadar şanslı olamıyor!
Evet Türk futbolu, “Bu sene Akhisar benim Rize senin, seneye Kayseri benim Bursa senin” anlayışındaki bir antrenör çetesinin elinde esir durumda. Bu kirli yapının içinde kendince bir şeyler yapmaya çalışanlar da var tabi. Umarım yapabilirler ama bana zor geliyor. Bu yapı biraz zor değişir. Her ayağı tutulmuş durumda. GS’nin eski topçusu bir takımda hoca takım arkadaşı başka yerde köşe yazarı, FB’nin eski futbolcusu başka takımı çalıştırırken yakın dostu TV yorumcusu, BJK’nin eski oyuncusu öbür takımda antrenör arkadaşı da başka kanalda moderatör…
Bu yapının bünyesi başka türlüsünü kaldırmaz tabi. İyisi mi; biz bize oynayıp biz bizi övelim!
Etiketler: ,
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Blok Haber ©2009 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
Oluşturma süresi(ms): -1