Protein takıntısı sağlığı tehdit edebilir mi? Uzmanlar, ‘Ne kadar protein, o kadar sağlık’ algısının risklerine ve doğru protein alımına dikkat çekiyor.

Sosyal medyanın etkisiyle proteinin sağlıklı yaşamın temel taşı olarak algılanması, birçok kişinin her öğüne daha fazla protein eklemesine neden oluyor. Bu yaygınlaşan ‘Ne kadar protein, o kadar sağlık’ algısı, vücudun gerçek ihtiyaçlarının önüne geçerek potansiyel sağlık sorunlarını beraberinde getirebilir.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Toplum Beslenmesi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Elvan Yılmaz Akyüz, aşırı protein tüketiminin olası zararlarına ve doğru protein alımına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Uzman görüşleri, proteinin miktarından çok kaynağının da önem taşıdığını vurguluyor.
Protein, büyüme, gelişme, doku onarımı ve bağışıklık sistemi için hayati öneme sahip bir besin öğesidir. Prof. Dr. Akyüz, proteinin vücudun yapı taşı olduğunu belirterek, hem yetersiz hem de aşırı protein alımının sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade etti. Günlük protein ihtiyacının karşılanması kadar, proteinin hangi kaynaktan sağlandığı da büyük önem taşıyor.
Tek tip protein kaynağına odaklanmak, özellikle sadece hayvansal protein ağırlıklı beslenmek, kalp damar hastalıkları ve bazı kanser türlerinin riskini artırabilir. Lif tüketiminin azalması bağırsak problemlerine ve bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olabilir.
Aşırı protein tüketimi, böbrekler ve karaciğer üzerinde de olumsuz etkilere yol açabiliyor. Var olan böbrek rahatsızlıklarında protein yükünün artması durumu kötüleştirebilir. Karaciğerin de protein metabolizmasındaki rolü nedeniyle aşırı yüklenmesi, özellikle altta yatan bir hastalık varsa riski artırır.
Prof. Dr. Akyüz, hayvansal proteinlerin yanı sıra bitkisel protein kaynaklarının da beslenmede yer alması gerektiğini belirtti. Nohut, kuru fasulye, mercimek gibi baklagiller ile yağlı tohumlar, fındık, fıstık, ceviz ve badem gibi besinler de önemli bitkisel protein kaynaklarıdır. Bu kaynakların tahıllarla birlikte tüketilmesi, proteinin vücuttaki biyoyararlanımını artırır.
Sağlıklı yetişkinler için günlük protein ihtiyacının kilogram başına 1.2 ila 1.6 gram arasında olduğu belirtildi. Çocuklar için bu miktar kilogram başına 2-2.5 grama çıkabilirken, hastalık veya sporculuk durumlarında farklılık gösterebiliyor. Diyet yapanların kas kaybını önlemek amacıyla her öğünde protein alması önemli olsa da, bunun sadece hayvansal kaynaklardan sağlanması önerilmiyor.
Proteinli yoğurt ve içecekler gibi ürünlerin aşırıya kaçılmadığı sürece kullanılabileceği ifade edildi. Ancak yeterli protein alımı zaten sağlanıyorsa, bu tür ek ürünlerin gereksiz olduğu vurgulandı. Spor yapanlar için proteinin önemi büyük olsa da, besinsel alımın yeterli olması durumunda protein tozu takviyelerine dikkat edilmesi gerektiği belirtildi.
Kronik hastalığı bulunanların, özellikle karaciğer ve gut hastalarının aşırı proteine karşı daha dikkatli olması gerektiği vurgulandı. Yaşlıların da böbrek fonksiyonları ve su tüketimleri göz önünde bulundurularak protein alımını dengelemeleri önerildi.





















Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Vivamus facilisis scelerisque tortor, vel finibus nibh accumsan non. Mauris lacinia rutrum nunc, ut mattis risus accumsan bibendum. Curabitur varius turpis dui, eget porttitor tellus rutrum ultrices. Duis ut tempus leo. Orci varius natoque penatibus et magnis dis parturient montes, nascetur ridiculus mus. Phasellus pulvinar vestibulum sapien, at maximus nibh.
Yorum Yap