Türkiye ve Dünya'daki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

Dünyanın en ünlü kedisi ve bakış açımız

22 Aralık 2019 Pazar 23:20
Prof. Dr. Erdal BAY
1900’lü yıllar..
Planck, Schrödinger, Bohr ve Heisenberg…
Gerçekliğin temelde belirsiz olduğunu ileri sürerler.  
Maddenin hem dalga hem de parça özelliğinin olduğunu; dalga olduğu zaman enerjiye, parça olduğu zaman kütleye dönüştüğünü söylerler.
Hem dalga ve hem de parça maddeyi birlikte oluşturur.
Maddenin ne dalga ne de parça özelliği kendi içinde tamamlanmış değildir.
Ama her ikisi de bizlere gerçeklik tablosu çizmek zorundadır.
Ancak, dalga ve parçacık tanımlamaları birbirlerine engel olur.
Varoluşun tam anlamıyla anlaşılması için her ikisinin de aynı anda ulaşılır olması gerekirken, belli bir zamanda ancak birine ulaşmak mümkündür. Bu durumda ya elektron parçacık konumundaysa onun kesin durumunu ya da dalga konumundaysa momentumunu (hız) ölçebiliriz. Fakat asla aynı anda ikisini birden ölçemeyiz.
Nasıl başka bir insanı asla tam anlamıyla anlayamıyor, ne kadar kafa yorsak da onun özünü bir türlü kavrayamıyorsak, temel parçacığı da anlayamayız.
Bu yaklaşım tarzına göre artık kesin olan bir şey yoktur. Esas alınabilecek, sağlam olduğu kabul edilen bir temel de bulunmamaktadır. Çünkü Einstein’ın da belirttiği gibi her şey görecelidir. Her şeyin değeri ve doğruluğu sadece kendine özgüdür. Whiteadın dediği gibi “Kesinlik bir sahteliktir.”
Kuantum mekaniği, Belirsizlik ilkesi, Dalga parçacık ikilemi…
 
Kedi ve süperpozisyon
Erwin Schrödinger bu paradoksu daha dramatik hale getirmek için kedisini kullanır.
Schrödinger’in kedisi hayvan deneyleri için kullanılan laboratuar kafeslerinden birinin içine yerleştirilir, yalnız kafesin duvarları katı bir maddeden yapılmıştır. Bu son derece önemlidir, çünkü paradoksu anlayabilmek için kediyi deneyin sonuna kadar görmemek önemlidir.
Geçirimsiz kafesin içinde Schrödinger ölümcül bir deney düzeneği hazırlamıştır. Kafesin içine bir parça radyoaktif madde yerleştirilir. Basitçe anlatılacak olursa, çürümüş bir parçacığı %50 yukarıya, % 50 de aşağıya ateşleme olasılığı olan bir düzenek kurar. Eğer bu parçacık yukarıya ateşlenirse, kedinin yemeğine zehir bırakan bir anahtarı çalıştırır. Kedi yemeğini yer ve ölür. Aynı şekilde eğer parçacık aşağıya ateşlenirse kedi için sadece yemek bırakılır ve kedi yeni bir deney için hayatta kalır.
 
Olacakların bu seçimi en azından yukarısı ölüm, aşağısı yaşam dersek bizim günlük yaşamımızda beklentisinde olduğumuz seçimdir. Fakat işler kuantum kedileri için o kadarda kolay değildir.
Özdeş sistemlerde yapılan özdeş ölçümler farklı sonuçlar verebiliyordu.
Bu durumda kedi “hem canlı hem de ölüdür” (dalga–parçacık).
 
Ya ya da; hem hem de…
İki farklı bakış açısı…
Ya yada determinist; hem hem de indetermist.
“Ya ya da” Newton, Descartes;
“hem hem de” Schrödinger, Plank, Heisenberg, Einstein..
 
Bu iki bakış açısının günlük hayatta pek çok örneği vardır.
Nasrettin Hoca
Kadılık yapan hoca, bu adam hayvanlarını benim tarlamdan geçiriyor. Bu yüzden ürünlerim zarar görüyor diyen davacıya “haklısın” der.
Ama hayvanlarımın su içeceği kaynağa giden tek yok bu tarladan geçiyor. Bu tarladan geçmezse hayvanlarım susuzluktan telef olur diyen davalıya sende “haklısın” der. 
Hem davacıya hem de davalıya haklısın diyen hocaya bu ne iş diyen katibe sen de “haklısın” der.
Bu örnek te “ya ya da” değil “hem hem de” söz konusudur.

 Renkler
Bazen derslerde “ Siyah ve beyaz” olan şeyleri söyleyin diye sorarım.
“Kömür, gece, saç, diş, kar” gibi cevaplar gelir.
Sonra ikinci soru gelir.
Peki bunlardan hangisi “gerçek beyaz, hangisi gerçek siyah?”
Gecenin siyahı mı? Kömürün siyahı mı? Dişin beyazı mı? Gelinliğin beyazı mı?
Dünya da siyah ve beyaz yoktur aslında. Siyahımsılar ve beyazımsılar vardır. Hem kömür hem de saç rengi siyahtır…
 

Çoklu zeka…
Gardner tarafından ileri sürülen çoklu zeka alanlarını düşünelim.
Kişi ya sosyal ya da matematiksel zekaya mı sahiptir?
Yoksa hem sosyal zeka hem de matematiksel zekaya sahip midir?
Çoklu zeka da “ya ya da” değil “hem hem de” bakış açısıyla anlaşılır..
 …
Banka reklamı ve öğretmen
Yakın geçmişte sık sık reklamlarda izlediğimiz bir İngilizce dersi sahnesi.
Yaşlıca bir bayan öğretmen telefonu göstererek öğrencisine bunun ne olduğunu sorar.
Öğrenci banka olduğunu söyleyince, öğret­men şaşkın ve hayretler içerisinde bir bakışla sorusunu tekrarlar. Yine aynı ceva­bı alınca öğrencinin dalga geçtiğini düşünerek onu ciddiyete davet eder.
Ancak öğrenci telefonun başına geçip çevirdiği numara ile telefonun banka fonksiyonu gördüğünü ispatlar.
Başka bir nesneyi göstererek öğretmenin sorduğu soruya diğer öğrencinin verdiği cevap ilginçtir "Valla hocam ne desem bilmem ki?"
'"Ne desem bilmem ki?" çok muğlak, fazla bir anlam ifade etmeyen bir cevap belki ama eşyanın özünde var olan belirsizliği, sebep sonuç silsilesinin işleyişin­de net ve belirgin olan geçişlerin, tek düze işleyişin temelindeki kaosu ve muğ­laklığı ifade ediyor.
Telefon hem iletişim aracı hem de bankacılık aracı değil mi?
Yine bir ders sürecinde öğrenci bizi ya dinliyor ya da dinlemiyor mudur? Yoksa hem dinliyor hem de dinlemiyor olamaz mı? Öğrenci öğretmenin gözlerine içine bakarak dinliyor görünürken aynı anda hem de başka şeyler düşünüyor olamaz mı?

Aşk-sevgi
Bir insan bir insanı ya seviyor ya da sevmiyor mudur?
Hem severken hem de sevmek istemiyor olamaz mı?
 
Siyaset
Birisine sorduk solcu musun? Cevap: Hayır.
“Ya ya da” bakış açısından baktığımız zaman kişi “solcu değilim” dediyse demek ki sağcıdır.
Peki bir kişi hem sağ görüşlü olup hem de sol görüşten düşünceler benimsiyor olamaz mı?
Solcu dediğimiz biri “komşusu aç yatarken kendisi tok yatamaz” diyorsa  sağcı mı solcu mu? olur.
Ya da hem sağcı hem solcu mu?

Mesela günümüz siyaset anlayışında “ya ya da” mı hakimdir “hem hem de” mi?
İttifaklar arası ilişki “ya ya da” bakış açısıyla açıklanabilir mi?
Bir seçmen gönül verdiği partinin yapmış olduğu uygulamaları tasvip etmediği halde sandık başına gittiğinde yine de oy veriyorsa “hem hem de” bakış açısı olabilir.
“Hem” oy veriyor ama “hem de” aslında yapılanları tasvip etmiyor…
Sonuç olarak;
Ya ya da yerine “hem hem de” anlayışı bizim pek çok sorunumuzu ortadan kaldırabilecektir.  Kedi deneyinin yanlışlığına ilişkin görüşler bulunsa da buradaki açıklamalar hem doğru hem de yanlış olabilir…
SERHAN
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (2)
Lidya su
10:09
6 Ocak 2020 Pazartesi
Değerli hocam kitabınızı sabırsızlıkla bekliyorum
5.176.195.200
Lidya su
10:09
6 Ocak 2020 Pazartesi
Değerli hocam kitabınızı sabırsızlıkla bekliyorum
5.176.195.200
Yazarın diğer makaleleri
  • İYİLEŞECEĞİZ5 Nisan 2020 Pazar 17:20
  • YALNIZ DEĞİLİM TEK BAŞINAYIM4 Ocak 2020 Cumartesi 00:38
  • Dünyanın en ünlü kedisi ve bakış açımız22 Aralık 2019 Pazar 23:20
  • Fakirliğin edebiyatını yapmak mı? Fakirliği yaşamak mı?24 Ekim 2019 Perşembe 20:32
  • Eğitimde zaman dilemması5 Eylül 2019 Perşembe 23:05
  • Pabucu dama atılmak22 Ağustos 2019 Perşembe 22:04
  • KURBAN EN SEVDİĞİN ŞEYDEN OLMALI!!!10 Ağustos 2019 Cumartesi 21:19
  • DİLEMMALARIMIZ ve YAŞADIKLARIMIZA İNANMAK30 Mayıs 2019 Perşembe 23:53
  • Teslimiyet ve Susmak5 Mayıs 2019 Pazar 11:49
  • SUSMAYANLAR26 Nisan 2019 Cuma 09:40
  • Berber Adnan'ın duası ve Hatamız30 Mart 2019 Cumartesi 23:54
  • Sanki yedim camisi14 Ocak 2019 Pazartesi 15:09
  • Hesaplaşmak yerine helalleşmek13 Temmuz 2018 Cuma 23:50
  • Yaşamak için ölmek Kazanmak için Kaybetmek12 Temmuz 2018 Perşembe 17:11
  • Pisagor’un rüyası: en büyük ilim…21 Mayıs 2018 Pazartesi 17:05
  • EĞİTİM SİSTEMİMİZ VERTİKAL Mİ? HORİZONTAL MI?3 Nisan 2017 Pazartesi 11:02
  • Blok Haber ©2009 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Oluşturma süresi(ms): -1