Türkiye ve Dünya'daki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?
SON DAKİKA

Hesaplaşmak yerine helalleşmek

13 Temmuz 2018 Cuma 23:50
Doc. Dr. Erdal BAY
Peygamber efendimizin ilk torunu Hz Hasan (ra) dünyaya geldiğinde, peygamberimiz onu kucağına aldı ve sağ kulağına ezan okudu, sol kulağına da kamet getirdi. Bu olaydan sonra her bebek doğduğunda kulağına ezan okunmaya başlandı.  
 
İnsan ilk dünyaya geldiğinde kulağına ezan okunur ama namazı kılınmaz. Namazsız ezan denilir buna.. insan öldüğü zaman da namazı kılınır ama ezan okunmaz.. bu duruma da ezansız namaz denilir. Bu durum insan ömrünün bir ezanla namaz arası kadar kısa olduğunu gösterir.
 
İnsan öldüğü zaman kılınan cenaze namazı sonrasında imam tarafından “helallik” alınır. İmam birkaç kez “hakkınızı helal ediyor musunuz?” diye sorar. Cemaat hep birlikte “helal olsun” der. O anda inanılmaz bir duygu atmosferi oluşur insanda ve cihanda…
 
Helalleşme… İnsanların birbirleri üzerindeki haklarını karşılıklı olarak helâl etmeleri; o hakkı bir diğerine bağışlamaları, haktan vazgeçmiş olduklarını bildirmeleri.
Helalleşmek… bir insanın ezelden ebede her şeyini etkileyen bir olay..
Hesaplaşma vakti gelmeden yapılması gereken bir ödeşme belki de…
Hayattaki en önemli şeylerden biri helalleşmek…
arşa yayılan bir durum..
kalbi uyandıran olay..
 
Helalleşmenin en efdali ölmeden önce yaşarken yüz yüze yapılanıdır.
Bu konuda rivayet edilen bir olay vardır.
Peygamber Efendimiz (SAV) ölmeden önce sahabeyi toplar ve onlara şöyle seslenir:
“Ey Müslüman topluluğu! Sizin üzerinizde bulunan hakkım ve Allah adına, sizden kime bir haksızlık yapmış isem, kıyamette hesaplaşıp hakkını almadan önce, şimdi onun ayağa kalkıp hakkını benden almasını istiyorum. Hiç kimse kalkmayınca, Peygamberimiz bunu üç defe tekrarladı.”
Bunun üzerine Ukkaşe bin Hasene Hazretleri:.
-Anam babam sana feda olsun ey Allah’ın elçisi, eğer ısrar etmeseydin senin karşına çıkıp bir şey istemeyecektim. Bir savaştan sonra gazilerin arasındaydım. Ayrılmak üzereyken develerimiz yan yana geldi. Devemden indim, ayağını öpmek için sana yaklaştığımda, değneğini kaldırdın ve sırtıma vurdun. Kasten bana mı vurdun yoksa, devene mi vurmak istemiştin bilmiyorum, deyince, Peygamber efendimiz:
-Ey Ukkaşe, sana kasten vurmaktan Allah a sığınırım. Ve ey Bilal git (kızım) Fatıma’ya ve uzun bir değnek getir, der. Hikaye uzun ama işin özü Peygamber efendimiz hakkının kalmaması için Ukkaşe Hazretlerinin sırtına değnekle vurmasını kabul etmişti. Orada bulunup ısrarla bize vur deyin diğer sahabelerin bu teklifini de ret etmişti.
Hiç kimsenin onda hakkının olamayacağı Peygamberimiz belki de,  insanlara ölmeden önce helalleşmenin ne kadar önemli olduğu mesajı vermek için böyle davrandı..
Saray bahçesindeki ağaçları gezerken kendi dikmiş olduğu ağaçlardan birinin karıncalar tarafından kaplandığını ve müdahale etmezse ağacın zarar göreceğini gören Kanuni Sultan Süleyman’ ne yapması gerektiği konusunda hocası Ebu Suud efendiye aşağıdaki soruyu sorar:
 “Dirahta ger ziyan etse karınca, 
Günah var mıdır anı kırınca?”
(Eğer karınca ağaca zarar verir, onu kurutursa onu yok etmenin bir günahı var mıdır?)
 Şeyhülislam Ebussuud Efendi de bu soruyu aynı şekilde bir beyitle cevaplar:
“Yarın Hakk’ın divanına varınca, 
Süleymân’dan hakkın alır karınca”
Kanuni Sultan Süleyman’ın aldığı bu cevap; insan olsun ister ayakları kesilen köpek bu dünyada yaptığımız her yanlışın hesabını vereceğimizi ve hesaplaşmanın öbür dünyaya kalmadan helalleşmenin çok önemli olduğunu gösterir.
 
Çok sevdiğim düşünürlerimizden Alev Alatlı bir gün konuşmasında şunları söyler:
“…asıl olan hakkın helal edilmesi olmalıdır.  
Asıl olan helalleşmek olmalıdır..
Helalleşmek mahkemede dava kazanmaktan daha üstün olmalıdır.
Her yasal hak helal değildir ve olamaz..
örneğin iflas edilen kardeşinizin icrada satışa çıkarılan malını satın almanız yasal hakkınızdır ama HELAL değildir….”
 
Sayın Alatlı’nın dediği gibi ülkemizde birçok kişi elindeki gücü yanlış kullanarak görünüşte yasal ama helal olmayan işlere kalkışmaktadır. Bir kurumdaki idarecinin başarılı bir personeli kıskandığı için sinizme yönlendirmesi görünüşte yasal olabilir ama helal değildir. Bilerek veya bilmeyerek hayatımızda helallik almamızı gerektiren çok fazla eylem içinde bulunuyoruz.
 
Peki helalleşmek için hesaplaşmak -ödeşmek mi gerekir?  İşte burada vurgulanması gereken çok önemli bir husus var.
Helalleşmek için başkalarıyla hesaplaşmak bence doğru değil.  İnsan helalleşmeden önce kendisiyle hesaplaşmalıdır. İki kişi arasında yaşanmış bir olayla ilgili hatayı karşı tarafta ararsak her türlü hatayı buluruz. Ama olaya birde kendi tarafımızdan bakarsak!! Acaba bu olayda benim hatam var mıydı sorusunu kendimize sorarsak karşı tarafta bulduğumuzdan daha fazla hatayı kendimizde buluruz. Bu durumda asıl olan insanın kendisiyle hesaplaşmasıdır.
Helalleşmenin ne kadar önemli olduğu ile ilgili kaynağını tam bilmediğim güzel bir hikaye vardır.
 
Vaktiyle şehir devletlerinin hüküm sürdüğü zamanlarda bir şehirde halka karşı iyi ve adaletli davranan krallar dualarla ayakta kalır, zalim olanlar halkın zulme karşı bedduaları sonucunda tutunamaz ve hepsi helâk olur gidermiş. Bu şekilde şehir halkı huzurlu ve refah içerisinde yaşayıp giderken günlerden bir gün yeni bir kral tahta geçmiş ve halka zulmetmeye başlamış. Vezir “aman efendim ne yapıyorsunuz, siz de çok iyi biliyorsunuz ki bu halk öyle bir halk ki zulmeden abad olamıyor, helak oluyor” demiş. 
Kral bu duruma bir çözüm bulmak gerek diye düşünmüş taşınmış ve tellallarla dört bir yana haber salmış. “Her ev beytül-mal’a bir adet yumurta bağışlayacak” demiş. Kimse sebebini anlayamamış ama herkes eline birer yumurta alıp getirmiş ve teslim etmiş.
Kısa bir süre sonra tellal tekrar bağırmış “beytül mal’a yumurta bağışlayanlar gelsin yumurtasını geri alsın”. İnsanlar da gidip bıraktıkları yerden birer yumurta geri almış.
Bu hadiseden sonra kralın zulümleri artarak devam etmesine rağmen halkın duaları kabul olmaz, bedduaları işlemez olmuş. İmtihan bu ya zalim kral iyice azmış ve halka olan zulmünü arttırmış.
Bu durumdan iyice mustarip olan halk içlerinden birini seçip dağda yaşayan âlim bir zata göndermişler. Adam âlim zata varıp kralın zulmünden bıktıklarını, dualarının kabul olmayıp, bedduaların işe yaramadığını söylemiş.
Durumu düşünüp ölçüp tartan âlim zat işin içinden çıkamamış. “Bu adam diğerlerinden farklı bir şey yaptırdı mı size” diye sormuş. Adam düşünmüş taşınmış aklına bu yumurta olayı gelmiş anlatmış.
Âlim zat gülümsemiş. “Kimi iri, kimi küçük, kimi taze, kimi bayat yumurta getirdiler, ama herkes kendi getirdiği yumurtayı geri alamadığı için halkta herkesin bir diğerine kul hakkı geçti, bu sebepledir ki zulme karşı ettiğiniz dualar kabul olmadı.” Bu sebeple “Hepiniz bir meydanda toplanın ve birbirinizle helâlleşin. Ondan sonra umulur ki dualarınız geri çevrilmez” demiş.
Adam şehre dönüp olanları anlatmış. Bu durumun önemini idrak eden şehir halkı bir araya gelerek üzerlerinde bulunan kul hakları sebebiyle birbirleri ile helalleşip kucaklaşmışlar. Ondan sonra zalim kralın gücü tükenmiş, zulmü kesilmiş. O da diğerleri gibi helak olmuş gitmiş.
 
Hikayede mesaj çok önemlidir. Bir toplumda insanların hakları birbirine geçiyorsa o toplumun mutlu olması beklenemez. Bu hikayede geçtiği gibi ülkemizde de birçok kişinin birbirinden helallik alması gerekmektedir.
 
Ülkemizde “toplumsal onarıma” ihtiyaç vardır.
Toplumsal onarım içinde herkesin birbiriyle helalleşmesine..
Öyle ki helalleşme törenleri yapılmalı…
Facebookta paylaşılan dördüz kardeşlerin birbirlerine sarılmaları gibi birbirine sarılmalı ülkemin güzel insanları…
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • Hesaplaşmak yerine helalleşmek13 Temmuz 2018 Cuma 23:50
  • Yaşamak için ölmek Kazanmak için Kaybetmek12 Temmuz 2018 Perşembe 17:11
  • Pisagor’un rüyası: en büyük ilim…21 Mayıs 2018 Pazartesi 17:05
  • EĞİTİM SİSTEMİMİZ VERTİKAL Mİ? HORİZONTAL MI?3 Nisan 2017 Pazartesi 11:02
  • Blok Haber ©2009 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Oluşturma süresi(ms): -1