Türkiye ve Dünya'daki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?
SON DAKİKA

SUSMAYANLAR

26 Nisan 2019 Cuma 09:40
Doc. Dr. Erdal BAY
Sokrates
2500 yıl önce yaşadı. Tanrılar tanrısı Zeus’a inanmadı. Güneşin, ayın bir taş parçası olduğunu iddia etti. Tanrılara saygısız davrandığı, gençleri yoldan çıkardığı iddiasıyla yargılandı. Kendisini yargılayanlara “Sizin istediğiniz gibi konuşup yaşamaktansa, kendim gibi konuşup ölmeyi tercih ederim.” dedi. Arkadaşları onu kaçırma planları yaptı. Bu öneriyi kabul etmedi. Kaçarak düşünceleriyle ters düşemezdi. Mesele ölümden değil haksızlıktan sakınma dedi. Alçalmaktansa ölümü tercih etti. Seni haksız yere idam ediyorlar diyen eşine “Ya haklı yere idam etselerdi, o zaman daha mı iyiydi?” dedi. İdam edildi.
Susmadı…
 
Kür-Şad (Şu tigin)
Göktürk hükümdarı olan Çuluk Kağan’ın oğlu. Zehirlenerek öldürülen babasının yerine geçen amcası Kara Kağan ile birlikte Çinlilerle yapılan savaşta esir düştü. Kür-şad ve Türk önderleri esareti ve yurtlarını kaybetmeyi kabullenmedi. Çin hükümdarını kaçırarak fidye olarak yurtlarını ve aksakallıları kurtarmayı planladı. Kür-şad 40 çerisiyle Çin sarayını bastı… çerileriyle şehit oldu. Türkün gücünü kanıtladı.  Kür-şad ve çerilerinin “Gök girsin kızıl çıksın, gök Tanrı sen tanıksın” nidaları semada duyuldu. Çinliler esir Türkleri bırakmak zorunda kaldı. Kürşad uçmağa vardı…
Susmadı…

Hz Şuayp (As) ve Hz Eyyüp (As)
Şam bölgesinde kuraklık oldu. Firavun bu dönemde Hz Eyyüp (As) peygamberi kendi topraklarına davet etti. Hz Eyyüp daveti kabul etti Mısır’a gitti. O dönemde Hz Şuayp halkın şikayetlerini bildirmek için Firavunun yanına gitti. Hz Eyyüp Firavunun yanındaydı. Hz Şuayp (As) Firavunla tartıştı. Hz Eyyüp sessiz kaldı. Bunun üzerine Allahu Teala Hazreti Eyyüp’e (as) “sen Firavun’un ülkesinde olduğun için sustun. İbtilaya hazırlan” diye vahiy gönderdi. Bunun üzerine Hz Eyyüp “ben yetimleri geçindirdim, fakirleri doyurdum” dedi. O anda çok daha sert tonda “ey Eyyüp sana bunları yaptıran kimdi?” dendi. Hz Eyyüp hemen bir avuç toprak alıp başına koydu ve “Sen’din Yarabbim” dedi. Hz Eyyüp ibtilaya uğradı. 

Hz. Eyyüp sustu. Hz Şuayp susmadı…

Hz Musa’ya “Ya Musa sen haklısın ama Firavun ekmeğimizi veriyor” dediler. Hz Musa susmadı…
Hz. Peygamber (s.a.v.), "Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır." dedi, münafıklara karşı susmadı…
Hz. Ali, "Haksızlığa karşı susarsanız, hakkınızla birlikte şerefinizi de kaybedersiniz dedi susmadı. 
Şems susmadı…
Vatan toprağı dört bir yandan işgal edildi. Mustafa Kemal Atatürk düşmanla mücadele etti. Ülkeyi kurtardı… Susmadı…
15 Temmuz gecesi darbeciler ülkeyi yok etmeye çalıştı. Ömer Halisdemir gereken cevabı verdi. Şehit oldu. Susmadı…
Çeçen lider Cevhar Dudayev susmadı. Bosnada Aliya İzzetbegoviç katil Sırplarla mücadele etti. Susmadı…
Abdürrehim Heyit Doğu Türkistan haklı mücadelesi yolunda şehit edildi. Susmadı…
Mehmet Akif Ersoy’un Asım’ın Nesli, vatanını, milletini, değerlerini ve tarihini sevdi. Haksızlığa tahammül etmedi. Susmadı…

Evet bugünkü yazım susmamak, haksızlığa karşı gelmek üzerineydi… 
Haksızlık karşısında susmayan yüzlerce isim saymak mümkündür.

Halil Cibran, “Hakikat iki şeye muhtaçtır. Bir onu dillendirene. İki onu anlayana” der. 
Hakikatleri söylemek çok önemlidir. Ama söylemek kadar söylediklerinizin karşı taraf tarafından anlaşılması da önemlidir. 

Nisa süresinin 148. Ayeti haksızlık karşısında susmamak üzerinedir. Bir kimseye, gruba ya da topluma karşı haksızlık yapan ve zarar veren kimsenin yaptığı kötülüğü açıklamanın caiz olduğu söylenir. Allaha inanan insanların doğruyu söylemenin, haksızlığa karşı durmanın dinin temel gerekliliklerinden biri olduğunu bilmeleri gerekir. 

Ama maalesef günümüzde insanlar haksızlık karşısında susar olmuşlardır. Hele haksızlık karşısında en çok konuşması beklenen, söylemlerinde sürekli bunu dile getiren insanlar daha çok susar olmuşlardır. 
Çocuklara tecavüz edilir susulur.
Kadınlar öldürülür susulur. 
Hayvanlara işkenceler edilir susulur.
Devletin malı israf edilir susulur.
İnsanların onuru ve ekmeğiyle oynanır susulur. 
Şehitlerimiz gelir susulur.

Haksızlık karşısında susan bizler “Cılığımız-ciliğimiz” savunma  mekanizmalarıyla olaylara bakmaya başlarız. 
“Bana dokunmayan yılan bin yaşacılığımız… Bana ne ciliğimiz…”
Haksızlık karşısında susmayanlardan olmak dileğiyle…













 

 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (2)
Sevim
11:17
30 Nisan 2019 Salı
Yazılarınızı ilgiyle takip ediyoruz değerli hocam. Bizleri aydınlatın ki bizler de öğretmenler olarak aydınlık nesiller yetiştirelim.
37.155.174.63
Bülent DÖŞ
10:09
26 Nisan 2019 Cuma
Çok değerli Erdal hocam, yazılarınız da dersleriniz gibi etkili ve verimli, elinize sağlık
193.140.137.73
Yazarın diğer makaleleri
  • Eğitimde zaman dilemması5 Eylül 2019 Perşembe 23:05
  • Pabucu dama atılmak22 Ağustos 2019 Perşembe 22:04
  • KURBAN EN SEVDİĞİN ŞEYDEN OLMALI!!!10 Ağustos 2019 Cumartesi 21:19
  • DİLEMMALARIMIZ ve YAŞADIKLARIMIZA İNANMAK30 Mayıs 2019 Perşembe 23:53
  • Teslimiyet ve Susmak5 Mayıs 2019 Pazar 11:49
  • SUSMAYANLAR26 Nisan 2019 Cuma 09:40
  • Berber Adnan'ın duası ve Hatamız30 Mart 2019 Cumartesi 23:54
  • Sanki yedim camisi14 Ocak 2019 Pazartesi 15:09
  • Hesaplaşmak yerine helalleşmek13 Temmuz 2018 Cuma 23:50
  • Yaşamak için ölmek Kazanmak için Kaybetmek12 Temmuz 2018 Perşembe 17:11
  • Pisagor’un rüyası: en büyük ilim…21 Mayıs 2018 Pazartesi 17:05
  • EĞİTİM SİSTEMİMİZ VERTİKAL Mİ? HORİZONTAL MI?3 Nisan 2017 Pazartesi 11:02
  • Blok Haber ©2009 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Oluşturma süresi(ms): -1