ABD ve İran Arasında İki Haftalık Ateşkes Kırılgan Süreç Başlattı

Pakistan arabuluculuğunda ABD ile İran arasında iki haftalık ateşkes ilan edildi. Anlaşma, bölgesel dengeleri yeniden şekillendirirken kırılgan süreci başlattı.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
ABD ve İran Arasında İki Haftalık Ateşkes Kırılgan Süreç Başlattı

Pakistan’ın arabuluculuğunda, ABD ile İran arasında beş haftadır süren çatışmaların ardından iki haftalık ateşkes ilan edildi. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, bugün erken saatlerde ateşkesin yürürlüğe girdiğini duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’ndan gemi geçişine izin verilmesi şartıyla Washington ve Tahran arasında ateşkese onay verdiğini açıkladı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise Tahran’ın “İran’a yönelik saldırılar durdurulursa” ateşkesi kabul edeceğini belirtti.

İran’ın 10 maddelik ateşkes planında tazminat maddesi de yer aldı. İşgalci İsrail ise ateşkesi desteklediğini ancak Lübnan’da geçerli olmadığını duyurdu. Bu durum, sahada kalıcı bir barıştan çok, tarafların yeniden pozisyon aldığı kırılgan bir ara döneme işaret ediyor.

Washington cephesi ateşkesin ardından süreci “başarı” olarak tanımladı. ABD Başkanı Donald Trump, anlaşmayı “tam ve eksiksiz bir zafer” olarak nitelendirerek ABD’nin hedeflerine ulaştığını savundu. Trump, ateşkesin İran’ın sunduğu teklif üzerinden şekillendiğini ve bunun “çalışılabilir bir temel” oluşturduğunu ifade etti.

İran tarafı ise süreci bir geri adım olarak değil, kendi pozisyonunu koruyarak girilen bir aşama şeklinde sundu. Tahran yönetimi, ateşkesi “zafer” olarak tanımladı. Yönetim, Hürmüz Boğazı’nda geçişin kendi koordinasyonlarında sağlanacağını vurgulayarak olası bir ihlalde karşılık verileceği mesajını verdi.

Ateşkes mi, Kontrollü Duraklama mı?

Tarafların ateşkes sonrası kullandığı dil, ortak bir barıştan çok kırılgan bir dengeye işaret ediyor. Henüz kesinleşmiş bir anlaşma bulunmaması ve farklı söylemler, ateşkesin kalıcı bir çözümden çok geçici bir denge arayışı olduğunu ortaya koyuyor. Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Bilgehan Alagöz, mevcut tablonun tarafların nihai hedeflerine ulaşamadığını açıkça gösterdiğini belirtti.

Alagöz, ABD ve İsrail’in İran’ın nükleer programını, balistik kapasitesini ve bölgesel etki alanını sınırlandırma hedeflerini gerçekleştiremediğini ifade etti. İran açısından ise önceliğin “varoluşsal” bir zeminde şekillendiğini vurguladı. İran’ın kısa vadede saldırıları durdurarak toprak bütünlüğünü ve siyasi egemenliğini koruma hedefinde belirli bir noktaya ulaştığını belirtti.

Alagöz, ülkenin ciddi bir fiziksel ve ekonomik tahribatla karşı karşıya olduğunu da ekledi. Bu durum, tarafların henüz nihai hedeflerine ulaşamadığını ve ateşkes tartışmalarının daha çok geçici bir nitelik taşıdığını gösteriyor.

Hürmüz Boğazı’nda Yeni Denge

Sürecin en kritik başlıklarından biri Hürmüz Boğazı üzerinden kurulan yeni denge oldu. İran’ın ticari gemilerin geçişine izin verme yaklaşımı ile ABD ve İsrail’in saldırıları durdurması arasında jeoekonomik bir denge oluştu. Petrol fiyatlarında yaşanan sert düşüş ve Asya piyasalarındaki yükseliş de bu denklemin küresel etkisini ortaya koydu.

Dr. Alagöz’e göre ABD’nin stratejisi yalnızca askeri baskıyla sınırlı kalmadı. Washington, İran’ın ekonomik ve idari altyapısını da hedef alarak ülke içinde toplumsal ve siyasal bir kırılma oluşturmayı amaçladı. Bu strateji, İran’ı bölge ülkeleri, özellikle İsrail için tehdit üretme kapasitesinden arındırmayı hedefliyor.

Bu çerçevede ABD’nin gerilimi kalıcı biçimde düşürmekten çok, “yönetilebilir bir seviyede tutma” eğiliminde olduğu değerlendiriliyor. Mevcut ateşkes arayışı da bu nedenle stratejik değil, taktiksel bir hamle olarak öne çıkıyor.

İsrail’in Lübnan Vurgusu ve Çatışma Cepheleri

İsrail Başbakanı Netanyahu’nun ateşkesin Hizbullah’ı kapsam dışı bıraktığını açıklaması, sürecin en kritik kırılma noktalarından biri oldu. Zira İran’dan gelen açıklamalar bu konuda net çizgiler çizildiğine işaret ediyor. İsrail’in Lübnan’daki operasyonlarını sürdürme kararı, çatışmanın tamamen sona ermediğini, aksine farklı cephelerde devam edebileceğini gösterdi.

Dr. Alagöz, ABD ile İsrail’in İran konusunda benzer bir çizgide görünmesine rağmen nihai hedeflerde ayrıştığını belirtti. ABD’nin önceliği İran’ın tehdit üretme kapasitesini sınırlamakken, İsrail’in doğrudan rejim değişikliğini hedeflediğini ifade etti. Tel Aviv yönetiminin nihai hedefi, İran’da rejim değişikliği ve ülkenin bölgesel etkisinin tamamen ortadan kaldırılmasıdır.

Bu nedenle Lübnan’ın ateşkes dışında tutulmasının şaşırtıcı olmadığını belirten Alagöz, İsrail’in bir yandan ateşkese dahil olurken diğer yandan çatışmayı farklı cephelerde sürdürme stratejisi izlediğini vurguladı. Alagöz’e göre, İsrail’in Hizbullah’a yönelik askeri baskıyı devam ettirmesi ve zaman zaman ateşkes sürecini zorlayacak hamleler yapması ihtimal dahilinde bulunuyor.

Mevcut tabloyu net bir kazanan-kaybeden dengesi üzerinden okumak için henüz erken. Dr. Alagöz, İran’ın ciddi bir ekonomik ve fiziksel tahribatla karşı karşıya olduğunu, özellikle sanayi altyapısı ve ulaşım hatlarına yönelik saldırıların ülkeyi zor bir yeniden inşa sürecine soktuğunu belirtti. Tahran’ın bölgesel iş birliklerine ihtiyaç duyacağını ancak savaş sırasında yaşananların buna engel olabileceğini savundu.

Öte yandan ABD ve İsrail’in de temel stratejik hedeflerine henüz ulaşamadığına dikkat çeken Alagöz, mevcut sürecin bir sonuçtan çok “test aşaması” olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. ABD ve İsrail’in nükleer programın tamamen ortadan kaldırılması, balistik kapasitenin yok edilmesi ve vekil güçlerin tasfiyesi gibi hedeflerine henüz ulaşılamadığı açıkça görülüyor.

Bu nedenle mevcut tabloyu bir kazanan-kaybeden denkleminden ziyade, her iki tarafın da stratejik hedeflerini test ettiği bir ara aşama olarak görmek daha doğru olabilir. ABD açısından ise bu sürecin, İran içindeki toplumsal ve siyasal dinamikleri gözlemlemek adına bir tür “laboratuvar” işlevi görebileceği aktarılıyor.

Beş hafta süren ve küresel etkileri artan çatışmaların ateşkesle birlikte kalıcı bir anlaşmaya evrilip evrilmeyeceği ise belirsizliğini koruyor. Alagöz’e göre mevcut koşullar kalıcı bir barışı destekleyecek yeterli zemini sunmuyor. Tarafların temel stratejik hedeflerinde bir değişim olmaması, ateşkesin geçici bir duraklama olma ihtimalini güçlendiriyor.

ABD ve İran’ın nükleer ve balistik füze programından vazgeçen bir İran hedeflemeleri, buna karşılık İran’ın 2015 nükleer anlaşmasına benzer bir uzlaşıyı beklemesi, kalıcı bir barış beklentisini zayıflatıyor. İran’ın nükleer program ve bölgesel etki kapasitesinden vazgeçmeye istekli görünmemesi, ABD ve İsrail’in bu alanlarda geri adım beklemesi, sürecin önündeki en büyük engeller arasında gösteriliyor.

Ortaya çıkan tablo, kalıcı bir barıştan ziyade, daha geniş bir çatışma döngüsünün içinde ortaya çıkan geçici bir ateşkes olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre, eğer tarafların temel stratejik hedeflerinde bir değişim olmazsa bu tür ateşkeslerin yalnızca çatışmanın ritmini düzenleyen ara duraklar olarak kalması muhtemel.

Yorum Yap

Benzer Haberler
ABD İran Müzakerelerinde Yeni Gelişmeler Hürmüz ve Uranyum Teklifleri
ABD İran Müzakerelerinde Yeni Gelişmeler Hürmüz ve Uranyum Teklifleri
Geleneksel Karatabak Ustası İsmail Araç Vefat Etti
Geleneksel Karatabak Ustası İsmail Araç Vefat Etti
Adalet Bakanlığı Tahkim Daire Başkanlığını Kurdu
Adalet Bakanlığı Tahkim Daire Başkanlığını Kurdu
Kemal Kılıçdaroğlu Bayramın İkinci Gününde Partililerle Buluştu
Kemal Kılıçdaroğlu Bayramın İkinci Gününde Partililerle Buluştu
TBMM Başkanı Kurtulmuş 27 Mayıs Darbesini Kınadı Menderes’i Andı
TBMM Başkanı Kurtulmuş 27 Mayıs Darbesini Kınadı Menderes’i Andı
Site Aidatları Yeniden Düzenlendi Site Yönetiminin Yetkisi Vatandaşa Aktarıldı
Site Aidatları Yeniden Düzenlendi Site Yönetiminin Yetkisi Vatandaşa Aktarıldı
Haberin Doğru Adresi
Blok Haber

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Vivamus facilisis scelerisque tortor, vel finibus nibh accumsan non. Mauris lacinia rutrum nunc, ut mattis risus accumsan bibendum. Curabitur varius turpis dui, eget porttitor tellus rutrum ultrices. Duis ut tempus leo. Orci varius natoque penatibus et magnis dis parturient montes, nascetur ridiculus mus. Phasellus pulvinar vestibulum sapien, at maximus nibh.

2025 Logo Haber © Tüm hakları saklıdır. Seobaz Haber Teması