Ortopedi Uzmanı Prof. Dr. Reşit Sevimli, gece uykudan uyandıran ağrıların ve vücuttaki şişliklerin kas-iskelet sistemi tümörlerinin habercisi olabileceği uyarısında bulundu. Güncel yöntemlerle uzuv koruyucu cerrahinin mümkün olduğunu belirtti.

Ortopedi Uzmanı Prof. Dr. Reşit Sevimli, kas-iskelet sistemi tümörlerinin en belirgin belirtisinin gece uykudan uyandıran ağrılar olduğunu vurguladı. Bu tür ağrıların ve vücutta giderek büyüyen şişliklerin hafife alınmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sevimli, güncel cerrahi yöntemlerle hastaların büyük çoğunluğunda uzuvların korunabildiğini açıkladı.
Kas-iskelet sistemi tümörleri, kemik, kas, kıkırdak veya bağ dokularından kaynaklanabilir. Bu kitleler iyi huylu olabileceği gibi, daha nadir görülen ve sarkom olarak adlandırılan kötü huylu türleri de bulunuyor. Prof. Dr. Sevimli, tüm yaş gruplarını etkileyebilen bu hastalıkların en tipik belirtisinin, dinlenmeyle geçmeyen ve özellikle gece uykudan uyandıran inatçı kemik ve kas ağrıları olduğunu belirtti. Hastaların bu ağrıları çoğu zaman spor yaralanması veya büyüme ağrısı olarak değerlendirdiğini ancak ağrıların şiddetlenmesi durumunda mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini ifade etti.
Ağrının yanı sıra vücutta fark edilen ve zamanla büyüyen şişlikler de önemli bir belirti olarak öne çıkıyor. Bu şişlikler ağrılı olabileceği gibi ağrısız da seyredebilir. Prof. Dr. Sevimli, bazen hiçbir belirti vermeyen tümörlerin hafif bir düşmeyle kemikte ani kırıklara yol açabildiğini, buna patolojik kırık denildiğini ve bu durumun ardından tümör teşhisi konulabildiğini söyledi.
Geçmişte kemik kanseri tedavisinde uzuv kaybının daha sık görüldüğünü hatırlatan Prof. Dr. Sevimli, günümüzde cerrahi teknolojiler, radyoloji ve onkolojideki ilerlemeler sayesinde hastaların yüzde 90’ından fazlasında uzuv koruyucu cerrahi uygulayabildiklerini belirtti. Temel hedefin, tümörü vücuttan temizlerken hastanın kendi uzvunu korumak ve ameliyat sonrası fonksiyonlarını sürdürmesini sağlamak olduğunu ekledi.
Tümörlü dokunun çıkarılmasının ardından oluşan boşlukların doldurulması için kemik bankalarından alınan kemikler, hastanın kendi vücudundan alınan kemikler veya modüler tümör protezleri kullanılıyor. Prof. Dr. Sevimli, özellikle 3 boyutlu yazıcı teknolojisi sayesinde leğen kemiği veya omurga gibi zorlu bölgelerde hastanın tomografi görüntülerine uygun, kişiye özel titanyum implantlar üretilip uygulanabildiğini de sözlerine ekledi. Cerrahide kullanılan navigasyon sistemleri de tümörlü dokunun hassas bir şekilde çıkarılmasına yardımcı oluyor.
Tedavide en kritik noktalardan birinin erken tanı ve biyopsinin doğru planlanması olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sevimli, yanlış bir müdahalenin uzuv kurtarma şansını azaltabileceğini belirtti. Bu nedenle şüphe durumunda mutlaka ortopedik onkoloji merkezlerine başvurulması gerektiğini ifade etti. Tedavinin ortopedik onkoloji, tıbbi onkoloji ve radyoloji gibi farklı disiplinlerin işbirliğiyle planlanmasının, hem hastalığın kontrol altına alınması hem de hastanın fonksiyonlarının korunması açısından büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.





















Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Vivamus facilisis scelerisque tortor, vel finibus nibh accumsan non. Mauris lacinia rutrum nunc, ut mattis risus accumsan bibendum. Curabitur varius turpis dui, eget porttitor tellus rutrum ultrices. Duis ut tempus leo. Orci varius natoque penatibus et magnis dis parturient montes, nascetur ridiculus mus. Phasellus pulvinar vestibulum sapien, at maximus nibh.
Yorum Yap